“Zeytinyağı Donduysa Gerçektir” Efsanesi: Keşke Bu Kadar Basit Olsaydı
Zeytinyağıyla ilgili en yaygın inanışlardan biri şu:“Donmuyorsa hakiki değildir.”
Kulağa çok net geliyor değil mi? Ama işin gerçeği… zeytinyağı bu kadar basit bir ürün değil.
İnsanlar net cevapları seviyor. Dondu = gerçek Donmadı = sahte
Ama zeytinyağında maalesef hakikat bu kadar kolay yakalanmıyor.
Zeytinyağı Donarak Anlaşılmaz
Şunu net söyleyelim: Zeytinyağının donması ya da donmaması bir kalite kriteri değildir.
Hatta bu yöntemle “gerçek mi değil mi” diye karar vermek, zeytinyağı konusunda uzman olmayan ama dikkat çekmek isteyen kişilerin uydurduğu bir kolaycı yaklaşımdır.
Zeytinyağı;
Ve bunların hiçbiri tek başına “iyi” ya da “kötü” olduğu anlamına gelmez.
Peki Neden Bazı Zeytinyağları Donar, Bazıları Donmaz?
İşte işin çoğu kişinin bilmediği kısmı burada başlıyor.
Zeytinyağının donma davranışı birçok faktöre bağlıdır:
Evet, şaşırtıcı ama doğru: Çok kaliteli, çok yüksek polifenollü bir zeytinyağı hiç donmayabilir.
“Ama Benim Aldığım Dondu…”
Donmuş olabilir. Bu onun kesinlikle iyi olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde donmadı diye de kesinlikle kötü diyemezsiniz.
Çünkü donma refleksi kimyasal bir kalite ölçütü değil, fiziksel bir davranıştır.
Gerçek Kalite Nasıl Anlaşılır?
Zeytinyağında kalite yalnızca iki yolla anlaşılır:
1️⃣ Kimyasal Analiz
Asitlik, peroksit, UV değerleri, polifenol… Bunlar laboratuvarda ölçülür.
2️⃣ Duyusal Analiz (Tadım)
İyi bir zeytinyağında:
Bu üçlü dengeli şekilde hissediliyorsa, yağ canlıdır, tazedir ve kalitelidir.
Donup donmaması değil, ağzınızda ne hissetiğiniz önemlidir.
Kısa ve Net Söyleyelim
Zeytinyağı seçerken buzdolabına değil; etikete, analiz raporuna ve damağınıza bakın.